KDV iade alacağının vergi borçlarına mahsup talebi reddi, borçların tahsili

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2019/382 E.  ,  2020/32

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 2019/382
Karar No: 2020/32

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: …
KARŞI TARAF (DAVALI): …
VEKİLİ: …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E: …, K: … sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının katma değer vergisi iade alacağının vergi borçlarına mahsup talebi davalı idarece reddedilmek suretiyle mahsuben ödenmek istenen borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 10/07/2014 tarih … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

… Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E: …, K: … sayılı kararı:
Davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesiyle dava konusu ödeme emrinin dayanağı tarhiyatların düzeltme fişi ile kaldırıldığı bildirildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin, 28/02/2017 tarih ve E:2016/9744, K:2017/1239 sayılı kararı:
Davacı adi ortaklığın 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin (d) işaretli bendi kapsamında yaptığı teslimlerden kaynaklanan katma değer vergisi iade alacağının vergi borçlarına mahsup edilmesi yönündeki taleplerinin reddedilerek isteme konu edilen borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle ve tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrine karşı açılan dava, ödeme emrinin dayanağı vergi borçlarının düzeltme fişiyle kaldırıldığı yolundaki davalı idare bildirimi üzerine konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek sonuçlandırılmıştır.
Davalı idarenin mahkeme kayıtlarına 13/02/2015 tarihinde giren savunma dilekçesi ve ekinde sunulan nın mükellef tahsilat sorgulama ekran çıktısına göre, davacının 3065 sayılı Kanun’un 13. maddesinin (d) işaretli bendi kapsamında yaptığı makina ve teçhizat teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisi iade alacağının, dava konusu ödeme emriyle istenilen vergi borçlarına mahsup edildiğinin görüldüğü, dolayısıyla davacının reddedilen mahsup talebinin konusu oluşturan vergi borçları bu yolla ödenerek dava konusu ödeme emrinin sebep unsuru ortadan kalktığından, Vergi Mahkemesince ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçeyle sonuçlandırılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş; davalının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
… Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E: …, K: … sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece mahsup taleplerinin yerine getirilmediği; davalı idarenin mahsup taleplerinin yerine getirildiğini ispatlamak amacıyla savunma dilekçesi ekinde sunduğu düzeltme fişlerinin işbu dava konusu ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, bu düzeltme fişlerinin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle verilen beyannameler üzerine düzenlendiği; nın internet sitesi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda da mahsuben iade taleplerinin 02/12/2015 tarihinde reddedildiğinin açıkça görüldüğü iddia edilmiştir.
Mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verilmedikçe davalı idarenin tahsilat işlemlerine devam edeceği hususu dikkate alınarak 02/01/2015 tarihinde dava konusu ödeme emrine konu borcun ödendiği belirtilmektedir.
Ayrıca, mahsup taleplerinin yerine getirilebilmesi için geçici kabul tutanağının ibrazının istenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Ek beyan dilekçesinde ise adına düzenlenen başka bir ödeme emrinin, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak … Vergi Mahkemesince iptal edildiği belirtilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Mahkemece, davacının iade alacağının dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilip edilmediği ve mahsup edilmiş ise ödeme emrinin davalı idarece iptal edilip edilmediği hususlarının açıklığa kavuşturularak bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı adi ortaklık tarafından, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yatırım teşvik belgesi sahibi T.C. Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne yaptığı makina ve teçhizat teslimlerden kaynaklanan katma değer vergisi iade alacağının vergi borçlarına mahsup edilmesi talebiyle 26/09/2013, 28/10/2013, 26/11/2013, 10/07/2014, 31/07/2014, 26/08/2014, 26/09/2014, 27/10/2014 ve 25/11/2014 tarihlerinde davalı idareye başvurulmuştur.
Bunun üzerine, davalı idarenin 26/12/2014 tarih ve 44415 sayılı yazısıyla mahsup taleplerinin yerine getirilebilmesi için geçici kabul tutanağının ibrazının gerektiği, ayrıca iadeye konu olan bir faturadaki matrah ile katma değer vergisi beyannamesindeki teşvikli yatırım mallarının teslimine ilişkin matrahın uyumsuz olduğunun ve dolayısıyla satışa isabet eden iade miktarında %18 katma değer vergisinin aşıldığının tespit edildiği belirtilerek düzeltme işlemlerinin yapılması istenmiştir.
Anılan yazı ile mahsuben ödenmek istenen borçların tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 26/12/2014 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine işbu dava açılmıştır.
Davalı idarenin savunma dilekçesinde, dilekçe ekinde dosyaya sunulan düzeltme fişleri ile tahsilat tablosundan görüleceği üzere davacının mahsup talebine istinaden düzeltme işlemlerinin yapıldığı, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı belirtilmiştir.
Dosyaya sunulan ve davalı idarenin sisteminde yer alan mükellef tahsilat sorgulama ekranından alınan listede, dava konusu ödeme emri içeriği borçların 02/01/2015 tarihinde mahsuben ödendiği belirtilmektedir. Davalı idarenin davacının mahsup taleplerinin yerine getirildiğini ispatlamak amacıyla dosyaya sunduğu düzeltme fişlerinin ise pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle verilen beyannameler üzerine düzenlendiği görülmektedir.
Davacı tarafından ise mahsup taleplerinin yerine getirilmediği iddia edilmiş ve nın internet sitesi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda da mahsuben iade taleplerinin 02/12/2015 tarihinde reddedildiğinin açıkça görüldüğü belirtilerek sorgulama ekranından alınan belge dava dosyasına sunulmuştur. Ayrıca, Mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verilmedikçe davalı idarenin tahsilat işlemlerine devam edeceği hususu dikkate alınarak dava konusu ödeme emri içeriği borçların 02/01/2015 tarihinde nakden ödendiği belirtilerek buna ilişkin banka dekontu da ısrar kararının temyizine ilişkin dilekçe ekinde dava dosyasına sunulmuştur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkemece davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de davanın konusunun kalıp kalmadığının tespit edilebilmesi için davacının iade alacağının dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilip edilmediğinin, mahsup edilmiş ise ödeme emrinin davalı idarece iptal edilip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davacının iade alacağının dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilmesi ve ödeme emrinin davalı idarece iptal edilmesi halinde, davacının dava açmakla elde etmek istediği hukuki yarar gerçekleşmiş olacağından, bu durumda davanın konusu kalmayacaktır.
Ancak, Mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verilmedikçe davalı idarenin tahsilat işlemlerine devam edeceği hususu dikkate alınarak dava konusu ödeme emri içeriği borçların nakden ödenmesi, davacının davanın açıldığı tarihteki hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyecektir. Bu durumda, davacının dava açma nedenleri devam etmekte olup mahkemece mahsuben iade talebinin hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmesinde davacının menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle de belirtilen durumda davanın konusunun kalmadığından söz edilemeyecektir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının iade alacağının dava konusu ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilip edilmediği hususu net olarak anlaşılamamaktadır. Mükellef tahsilat sorgulama ekranından alınan listede, dava konusu ödeme emri içeriği borçların 02/01/2015 tarihinde mahsuben ödendiği belirtilmekle beraber, davacı mahsup taleplerinin yerine getirilmediğini iddia etmiş ve nın internet sitesindeki sorgulama ekranından alınan ve mahsuben iade taleplerinin 02/12/2015 tarihinde reddedildiğini gösteren belgeyi dava dosyasına sunmuştur. Ayrıca, davalı idarenin mahsup taleplerinin yerine getirildiğini ispatlamak amacıyla savunma dilekçesi ekinde sunduğu düzeltme fişlerinin işbu dava konusu ile herhangi bir ilgisi bulunmamakta olup bu düzeltme fişlerinin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle verilen beyannameler üzerine düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak, davacının iade alacağının ödeme emri içeriği borçlara mahsup edilip edilmediği ve mahsup edilmiş ise ödeme emrinin davalı idarece iptal edilip edilmediği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen ısrar kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Vergi Mahkemesinin, … tarih ve E: …, K: … sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.