Davacı adına, 2016 yılına ait damga vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile aynı yıl için kesilen özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2019/277 E.  ,  2019/912 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2019/277
Karar No : 2019/912

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVALI) :
VEKİLİ :
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılına ait damga vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı yıl için kesilen özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 04/10/2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacı ile iş yeri sahibi … arasında kira sözleşmesi düzenlenmesi ile üç yıllık kiranın peşin olarak tahsil edildiği, bu sözleşme için taşınmaz sahibinin fatura düzenlemediği ve damga vergisinin beyan edilmediği tespit edilmiştir. Özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezalı damga vergisine ilişkin ihbarnameler tebliğ edilmiş ve kesinleşen bu borçlar için ödeme yapılmaması üzerine davacı hakkında dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. fıkrası ile mükelleflerin vergilendirme dönemindeki işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Vergilendirme dönemi sona erdikten sonra bu dönemdeki usulsüzlüklere ilişkin olarak özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Davacı hakkında kira sözleşmesi nedeniyle vergi ziyaı cezalı damga vergisi açısından bir beyanda bulunulmadığından, re’sen tarh olunan vergi ziya cezalı damga vergisine ilişkin ihbarname 12/07/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Tahakkuk ettirilerek kesinleşen vergi ve cezanın vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emrinin, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmını iptal etmiş, vergi ziyaı cezalı damga vergisine ilişkin kısmı yönünden ise davayı reddetmiştir.
Tarafların istinaf başvurularını inceleyen … İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf isteminin reddi gerekmektedir.
Ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarname usulüne uygun olarak davacıya 12/07/2017 tarihinde tebliğ edilmesine karşın davacının süresinde dava açmaması nedeniyle belirtilen ceza kesinleşmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 58. maddesinde bahsedilen nitelikte olmadığı dikkate alındığında, uyuşmazlığın bu kısmı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının iptali yönünde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bölge İdare Mahkemesi bu gerekçeyle davacının istinaf başvurusunu reddetmiş; davalı idarenin istinaf başvurusunu ise kabul ederek mahkeme kararının, ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasını kaldırarak bu kısım yönünden davayı reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin, 09/10/2018 tarih ve E:2018/3838, K:2018/6058 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emrinin vergi ziyaı cezalı damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi uygun bulunduğundan, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımlarını kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için madde hükmünde sayılan belgelerin verilmediğinin, alınmadığının veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin usulüne uygun olarak açık, mükellefi bağlayacak ve hukuken itibar edilecek biçimde olayın vukuu anında somut olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Zira, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi karşısında varsayım ya da kıyas yoluyla ceza kesilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Davacı adına düzenlenmesi gereken belge tutarı üzerinden özel usulsüzlük cezası kesilmişse de olay anında gerçekleştirilmiş, gerçek mahiyeti gösteren somut bir tespit yapılmadığı gibi cezaya dayanak alınabilecek açık ve yeterli deliller de ortaya konulamamıştır.
Bu nedenle, davacı iddialarının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde öngörülen “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, Vergi Dava Dairesince kamu alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararın, ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasını bozmuş, vergi ziyaı cezalı damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasını onamıştır.
… İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Kamu alacağının esasına ilişkin iddiaların tahsilat safhasında iddia edilmesine ve incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle davaya konu edilmeden kesinleşmiş idari işlemlerin uygulanmasını sağlamak üzere düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesi mümkün değildir. Ancak, ödeme emrine konu alacakların tahakkuku ya da ceza kesme işlemlerinin dava konusu yapılmış olması durumunda bu hususların ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
… İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu, özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin bizzat şahsına tebliğ edilmediği, tebligattan daha sonra haberdar olduğu, ödenen kira bedelleri için fatura düzenlenmesi talep edilmesine rağmen otel sahibinin fatura düzenlemediği, özel usulsüzlük cezasının kesilmesine otel sahibinin tutum ve davranışlarının neden olduğu, kendisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, aralarında husumet bulunması nedeniyle otel sahibinin kendisini zor duruma düşürmeye çalıştığı, kira sözleşmesinin yapıldığı tarih itibarıyla sözleşmenin her iki tarafının da vergi yükümlüsü olmaması nedeniyle kiraya verenin fatura düzenlemesinin beklenemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin usulüne uygun olarak 12/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihbarnameye karşı dava açılmaması nedeniyle özel usulsüzlük cezasının kesinleştiği, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2- … İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,13/11/2019 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


X – KARŞI OY:

Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.